Nurettin Demirtaş’ın tutuklanması..

Nurettin Demirtaş’ın tutuklanması..

Halkların Demokratik Partisi HDP’nin eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın kardeşi Demokratik Toplum Partisi lideri Nurettin Demirtaş, 18 Aralık 2007’de  Düsseldorf’tan havalanan THY uçağı ile Eğesenboğa’ya indiğinde tutuklanmıştı. Nurettin Demirtaş’ın Türkiye’ye döneceğinden  kimsenin haberi yoktu.

PKK'lı Nurettin Demirtaş

PKK’lı Nurettin Demirtaş

Demirtaş, Almanya’nın Düsseldorf kenti, Ren Nehri kıyısında terör örgütü PKK yandaşlarının düzenlediği büyük mitinge katılmış, o miting’de konuşma yapmıştı. Miting sonrası Demirtaş kayıplara karışmıştı.

O sralarda , ASKERİ Başsavcılığın çürük raporu alan kişilere yönelik operasyon kapsamında, daha önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haklarında dava açılan 183 kişinin de bulunduğu bildirmişti. Savcılık tarafından tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edilen 56 kişiden 42’si tutuklanmış, Sivil savcılık tarafından “sahte çürük raporu aldığı” iddiasıyla hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan Nurettin Demirtaş, 18 Kasım’da bazı temaslarda bulunmak üzere yurt dışına çıkmıştı. Demirtaş’ın gözaltıların başlamasının ardından, 25 Kasım’’da Almanya’dan Türkiye’ye dönüş için aldığı biletini iptal ettirdiği gazete haberlerinde yazıyordu.

demirtas2

Nurettin Demirtaş 17 aralık 2007

6 Aralık’ta Türkiye’ye dönmesi beklenen, ancak defalarca dönüşünü erteleyen Demirtaş hakkında iltica başvurusunda bulunacağı ileri sürülüyordu. Ortalıktan kaybolan PKK’lı Nurettin Demirtaş’ın Belçika’ya geçtiği, Almanya’ya iltica başvurusu yapacağı söylentileri vardı.

2007 yılında Anadolu Ajansı’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde AA’yı temsil eden muhabir olarak çalışıyordum. PKK’nın Almanya’da düzenlediği (özellikle Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki) mitinglerini izliyordum.

Demirtaş , Düsseldorf Ren Nehri kıyısında düzenlenen mitinge katılmıştı. O yıllarda Almanya’da büyük mitingler organize ediliyordu. Demirtaş hakkında çıkan haberleri günlük izliyor, gelişmeleri merak ediyordum.

17 Aralık 2007 Pazartesi günü bir tanıdığım beni aradı.

-“Burada Nurettin Demirtaş var”

Sordum; ” orası neresi?”

Aldığım cevap; “Düsseldorf Havalimanı”

Sordum; “Emin misin?

Evet çok eminim, yanında milletvekilleri var.

Fotoğraf makinamı aldığım gibi, 30 dakikada Havalimanına ulaştım. Nerede olduğu bilinmeyen Demirtaş’a sorular sormanın heyecanını yaşıyordum. Bir yandan yolda giderken, ” gerçekten Demirtaş havalimanında mı, Türkiye’ye mi uçacak ?” soruları vardı. kafamda, 40 tane tilki dolaşıyor, kuyrukları birbirine değmiyordu.

Havalimanına girdim, kalabalık bir gurup oturuyrlardı. O dönem Avrupa Parlamentosu’nda milletvekili olan Felek Naz Buca ve Türkiye’den iki de milletvekili vardı. Birden yanlarına yaklaşmadım. Boynunda fotoğraf makinası olan genç birine yaklaşarak” sen gazetecimisin? ” diye sordum. “Evet Evrensel Gazetesi serbest öalışan muhabiriyim” dedi.

Ben de, ” Nurettin Demirtaş ile görüşerek bazı sorular sormak istiyorum, acaba tepki alırmıyım, sen onları yakından tanıyorsun, izin alsak daha iyi olur, bana yardımcı olurmusun?” sorusu üzerine, Demirtaş; ” gelsin ne soracaksa cevaplayalım” cevabını vermiş.

Demirtaş’a yöneldim,  AA muhabiri olarak kendimi tanıttım. Elimdeki ses kayıt cihazını açarak sorduğum soruları cevapladı. Ben de çok soru sormadım.

Kendisine; “Tğrkiye’ye mi uçuyorsunuz,  Hakkınızda tutuklama kararı var, bu duruma ne diyorsunuz?

Demirtaş; ” Türkiye’de demokrasi var, bir parti başkanını tutuklayacaklarını sanmıyorum. Demokrasimize yakışmaz” cevabı vermişti.

Bir kenara giderek ses kayıt cihazına aldığım konuşmasını çözerek kısa bir haber yaptım. Demirtaş ve yanındakiler THY’nin öğleden sonra  Ankara’ya kalkaçak uçağın saatini bekliyordu.

Bu arada AA’nın Ankara’daki Dış Haberler Servisi’ni arayarak haberi yazdırdım. Aradan 5 dakika geçmedi, AA Berlin Temsilciliği aradı.

“Haber yazdırmışsın, sakın havalimanından ayrılma. Dış Haberler bizi aradı. Talimat böyle”

Berlin’e sordum, ” Niye bu sıkı talimat?

Aldığım cevap; “Durumdan kimsenin haberi yok. Demirtaş’ın uçağı havalanana kadar oradasın,uçak havalanınca Ankara’ya veya bize bildir. Mutlaka fotoğrafla, nasıl servis edebilirsen etmeye çalış ”

Bundan anladım ki, Türk medyasının, Demirtaş’ın Türkiye’ye uçakla döneceğini benden başka kimse bimiyordu. Ortalıkta hiç bir gazeteci de yoktu.

THY uçağının kalkış saati yaklaştı, Demirtaş ve yanındaki iki milletvekili olmak üzere Pasaport kontrolüne giderken ayakta toplu bir kare fotoğraflarını çektim. Demirtaş pasaport kontrolündeki Alman memura pasaportunu uzatırken iki kare fotoğraf almıştım. Onlar kapıdan içeri geçti ben koşar adımlarla THY’nin bilet satış gişesine giderek oradaki memura, ” Ajans muhabiriyim. Uçak havalandığında bana haber vereceksin. Bir de uçaktan dönüş yapan yolcu olursa  söyleyeceksin”

Görevli; “Tamam abi merak etme”

Aradan 45 dakika gibi zaman geçti.

Görevli; “uçak havalandı,geri dönen olmadı”

Önemli bir haberi vermiş olmanın rahatlığını yaşıyordum. Ankara’yı aradım.

“Nurettin Demirtaş THY uçağı ile Ankara Esenboğa hava limanına geliyor. Şu an uçakta”

THY uçağı Esenboğa Havalimanı’na inince Demirtaş’ın tutuklandığı haberi tüm tv kanallarındaydı.

http://mp4.net.az/movie/g1OeGN8XhkA/pkk-li-nurettin-demirtas-tutuklandi.html

Çaturoğlu: ” Vatandaşın işini yapmayan memuru bize bildirin”

Avrupa Zonguldaklılar Derneği’nin  20. yıl kutlama gecesine katılan Ak Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu samimi ve gerçek açıklamalarda bulunarak, yurtdışında yaşayan gurbetçilerin sorunlarına, Ak Parti döneminde ağırlık verildiğini söyledi.

img_7421

Ak Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu Özel Haber’in sorularını yanıtladı

Geçmişte devlet yetkililerinin  Almanya’ya gelerek gurbetçi sorunlarını dikkate almadıklarına ifade ederek; ” Geçmiş yıllarda hükümet yetkilileri bu ülkeyi ziyaret etti ve gurbetçinin sorunları umursanmadı, muhatap bile alınmadı.” dedi. Ak Parti iktidarında yapılan  dış politikadaki değişiklikler sonrası gurbetçinin yaşamış olduğu sorunlar ve isteklerinin dikkate alındığına işaret ederek, başta seçme ve seçilme yasası ile Türkiye’de yapılan seçimlere katılma imkanlarının sağlandığını söyledi.

Çaturoğlu, Özel Haber’in  çeşitli sorularını cevapladı. Çaturoğlu konsolosluklarda vatandaşların işlemleri konusunda, konsolosluk görevlilerinin Türkiye pasaportlu vatandaşların işlemlerini yapmakta kulak tıkayanları internet aracılığı ile BİMER .TMMM gibi sikayet, sorun bildirme gibi sayfalardan bildirmelerini veya kendilerine ulaşmalarını söyledi.

Çaturoğlu, ” sizin aracılığınız ile açık ve net söylüyorum, Konsolosluklarda vatandaşın sorununa kulak tıkayan memur varsa bize bildirin. Görevini yapmayan, kulak tıkayanın yerine  başkasını göndeririz. Bir Büyükelçinin,Başkonsolosun, bir Çalışma Ateşesi veya Müşavir’in  burada olma görevi; vatandaşların sorununu çözmek içindir. Onlar onun için buradadırlar. Vatandaşlarımız yaşadıkları ülkede Alman hükümeti nezdinde bazı zorlar ve güçlükler çekmekte. Bu konularda vatandaşlarımız biliçli ve örgütlü olması olması lazım.  Alman pasaportlu da olsa, Türkiye’ye bağlı Vatandaşlarımız Alman siyasetinde önemli noktalara gelmeli.” dedi.

Çaturoğlu, Türkiye’de  15 Haziran akşamı başarısız darbe girişimi sonrası siyasi tutumunu açık ve net sergilememesi konusunda şöyle konuştu;

” Tarihte Almanya ile kader birliği yapmışlığımız var. 1. dünya savaşında Almanya ile beraberdik, imparatorluk kaybettik. 1915 sözde Ermeni soykırımı yapılmış iddiaları var. Soykırımı Ermeniler Türklere yapmıştır. Bu bir gerçek. O dönemlerde Türkler 7 düvelde cephe savaşındaydı. Fırsatı değerlendiren Ermeni çeteleri toprak talebi ile ayaklandı. Bunların tehcir edilmesi gündeme geldi. O alınan  kararlarda Almanlar  vardı. Almanların önce kendilerini yargılamaları lazım. Soykırım Türk halkına yapılmıştır. Tarihsel gerçek budur. Ama bu gün , hiç gereği yokken Merkel hükümeti nin Bundestag ‘da, sözde Ermeni soykırım kararı alması Türk ve Alman ilişkileri konusunda sıkıntı tüneli oluşturmuştur. Dost iki ülkenin belli başlı paremeterleri  göz ardı etmemesi gerekir. Vatandaşlarımız, Almanya siyasetinde hem yerel hemde genel siyasette  etkili ve örgütlü olmaları gerekir. Almanlar kendileri söylüyor, ” örgütlü toplum iyidir” diye örgütlenmeye teşvik etmekteler. Bunun aksi çifte standart olarak anlaşılır. Aslı olmayan bir iddianın Almanya meclisinde kabul oylaması Almanya ekeonomisi, açısından karı mı var, zararı zararı mı var? onu düşünmek lazım. Türkiye ile ilişkilerin gerilmesi iyi değil. Biran evvel de Alman yetkililerin bu tutumlarından vaz geçmesini aryu ediyoruz. Olmazsa da kendileri bilir. Biz de kendimize göre siyasi ve ekonomik çıkarlarımızı düşünür ona göre yol haritası çizer, argümanlarımızı uygularız.”

15 Haziran Tarihin karanlık sayalarından biri

Özel Haber’in çeşitli soruları arasından 15 Temmuz darbe girişimine de kısa değinen Çaturoğlu, ” Alçakça bir darbe hareketine girişilmiş, halkın vergileri ile alınan silahlarla halk katledilmiştir. O girişimde 250 yaralımız , iki bine yakın yaralımız var. Onlara Allah’tan rahmet diliyorum. Ulusumuzun başı sağ olsun. Dost diye bildiğimiz ülkelerin tutumu ve tavırları bizleri üzmüştür. Böyle zamanda insan teselli bekler. Fransa’da yaşanan katliamda Fransa’nın yaşamış olduğu acıyı tasvip etmediğimizi belirttik. Türkiye’de Meşru hükümete karşı darbe kalkışması yapılmış, biz dost bildiğimiz ülkelerden gösterdiğimiz ilgi ve alakayı göremedik.” diyerek sözlerini tamamladı.